Göz Hastalıkları Belirtileri ve Nedenleri

Göz Hastaliklari

Göz sağlığı, genel sağlığın önemli bir parçasıdır ve yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Göz
hastalıkları
, çeşitli belirtilerle kendini gösterir ve erken teşhis, tedavi başarısını artırarak
kalıcı hasarı önleyebilir. Göz hastalıklarının nedenleri arasında genetik faktörler, çevresel etkiler, yaşlanma,
kronik hastalıklar ve göz yaralanmaları bulunabilir. Bazı durumlarda, göz hastalıkları herhangi bir belirti
göstermeyebilir veya belirtiler hafif olabilir, bu da düzenli göz muayenelerinin önemini artırır.

Göz hastalıklarının erken teşhisi ve tedavisi için, belirtileri tanımak ve risk faktörlerini bilmek önemlidir.
Göz ağrısı, bulanık görme, çift görme, ışığa duyarlılık, gözde kızarıklık ve göz çevresindeki değişiklikler, göz
hastalıklarının sık görülen belirtileridir. Bu belirtiler, farklı göz hastalıklarını işaret edebilir ve bazen
daha ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Bu nedenle, göz sağlığına dikkat etmek ve bu tür
belirtileri fark ettiğinizde vakit kaybetmeden bir göz doktoruna başvurmak önemlidir.

Göz Hastalıkları ve Belirtileri

Katarakt

Katarakt, göz merceğinin çeşitli sebeplerle saydamlığını kaybederek ışığı düzgün bir şekilde geçiremeyecek
hale gelmesi durumudur. Bu durum en sık yaşlanma ile birlikte görülür ve tıpkı saçların zamanla beyazlaması
gibi, göz merceği de yaşlandıkça saydamlığını yitirir, bu da görme kalitesinde bozulmalara neden olur.

Bu hastalığın tedavisi damlalar, gözlükler veya ameliyatsız diğer yöntemlerle mümkün değildir ve cerrahi müdahale
gereklidir. Fakoemülsifikasyon adı verilen lazerle dikişsiz katarakt cerrahisi yöntemiyle, saydamlığını yitirmiş
göz merceği çıkarılarak yerine suni bir mercek yerleştirilir. Bu işlem sırasında anestezi, genellikle göz
çevresine yapılan bir enjeksiyon veya iğnesiz, sadece damlalarla sağlanır ve çoğu zaman genel anesteziye gerek
duyulmaz. Ameliyat süresi ortalama 15 dakika civarındadır.

Katarakt ameliyatı sonrasında bazı hastalarda ağrı, görme bulanıklığı, yanma veya batma gibi şikayetler
görülebilir. Bu, özellikle 50 yaş üstü bireylerde daha sık rastlanır çünkü bu yaş grubunda gözyaşı kalitesi
genellikle daha düşüktür ve ameliyat sonrasında kullanılan ilaçlar gözyaşının pH dengesini değiştirebilir.
İlaçlara bağlı olarak ya da ilaçlar bırakıldıktan sonra bile hastalarda bir süre yanma, batma gibi şikayetler
devam edebilir. Bu sebeplerle, katarakt ameliyatı sonrası dönemde doktor kontrolü ve önerilerine uymak
büyük önem taşır.

Göz Kapaği Ameliyati

Glokom (Göz Tansiyonu)

Glokom, göz tansiyonundan kaynaklanan ve görme sinirinin hasar görmesiyle görme hücrelerinin kaybolmasına yol açan
ciddi bir hastalıktır. Bu durumda göz içindeki sıvı basıncı, görme sinirine zarar verecek derecede yüksektir ve
ne yazık ki sinirde meydana gelen hasar geri dönüşümsüz olup düzeltilmesi mümkün değildir.

Glokom genellikle herhangi bir belirti göstermez, ancak bazı nadir durumlarda ani göz tansiyonu yükselmesi, gözde
ağrı, bulanık görme, bulantı, kusma ve renkli halkalar görme gibi belirtiler oluşabilir. Glokom riski, 45 yaş
üzeri bireylerde, ailesinde glokom öyküsü bulunanlarda, göz yaralanmaları geçirenlerde, şeker hastalığı
olanlarda ve uzun süreli kortizon tedavisi görenlerde artmaktadır. Tedavi seçenekleri arasında göziçi basıncını
düşüren ilaçlar veya cerrahi müdahale bulunmaktadır.

Renk Körlüğü

Renk körlüğü, Daltonizm olarak da bilinen, genellikle doğuştan gelen ve gözdeki bazı pigmentlerin eksikliğinden
kaynaklanan bir durumdur. Renk körlüğü, kalıtsal faktörler nedeniyle gelişebileceği gibi, görme siniri hasarı,
göz tansiyonu ve diğer göz hastalıkları sonucunda da ortaya çıkabilir.

Eskiden yalnızca sonradan gelişen renk körlüğü tedavi edilebiliyorken, günümüzde doğuştan gelen renk körlüğü
durumları için de uygulanan yeni tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Bu tedavi yöntemlerinde hastanın renk körlüğü
tipine göre özel lensler kullanılarak renk algısı düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Göz Tembelliği

Göz tembelliği, erken çocukluk döneminde ortaya çıkan ve genellikle bir gözün diğerine göre daha az görmesine neden
olan bir durumdur. Bu durum, erken yaşlarda tespit edildiği takdirde tedavi edilebilir. Bu sebeple, ebeveynlerin
çocuklarını düzenli olarak göz doktoruna götürmeleri ve göz tembelliği açısından değerlendirmelerini
yaptırmaları önemlidir.

Göz tembelliği genellikle 7 yaşından sonra tedavi edilmesi zor bir durum haline gelir. Tedavide en sık kullanılan
yöntem kapama tedavisidir; bu yöntemde çocuğun iyi gören gözü belirli periyotlarla kapatılarak, görmeyen gözün
çalışması ve gelişimi teşvik edilir.

Şaşılık

Şaşılık, gözlerin birbirine paralel olmaması durumudur ve genellikle doğuştan gelen bir durumdur, ancak bazı
durumlarda kazalar, yüksek ateşli hastalıklar veya sinir felçleri sonucunda da gelişebilir. Doğum sırasında
bebeğin başının sıkışması veya darbe alması, göz kaslarını hareket ettiren sinirleri etkileyebilir ve şaşılığa
neden olabilir. Ayrıca, hamileliğin ilk üç ayında annenin geçirdiği bazı enfeksiyonlar da bebeğin göz gelişimini
olumsuz etkileyebilir ve şaşılığa yol açabilir.

Konjonktivit

Konjonktivit, gözün ön yüzeyini ve göz kapağının iç kısmını kaplayan şeffaf zarın iltihaplanması durumudur. Bu durum,
virüsler, bakteriler, alerjiler veya yeni doğanlarda gözyaşı kanallarının tam olarak açılmamış olması gibi
çeşitli nedenlerle meydana gelebilir. Konjonktivit, gözlerde kızarıklık, kaşıntı, göz akıntısı ve özellikle
geceleyin göz kapaklarının birbirine yapışması gibi belirtilerle kendini gösterir.

Üveit

Üveit, gözün iris ve siliyer bedeni içeren orta tabakasının iltihaplanmasıdır. Bu durum, ışığa karşı duyarlılık, göz
kızarıklığı, ağrı ve görme kaybı gibi belirtilerle ortaya çıkar. Üveit, çeşitli enfeksiyonlardan, otoimmün
hastalıklardan veya yaralanmalardan kaynaklanabilir ve ciddi durumlarda görme kaybına yol açabilir.

Keratokonus

Keratokonus, korneanın normalden daha ince ve öne doğru bombelendiği bir durumdur. Bu hastalık genellikle doğuştan
gelir ve zamanla ilerleyebilir. Korneanın sarkması sonucunda astigmatizma neden olur, bu da gözlük veya kontakt
lenslerle tam olarak düzeltilmeyebilir ve hasta görme kalitesinde önemli bir düşüş yaşayabilir. Keratokonus,
çeşitli göz operasyonları veya özel kontakt lensler ile tedavi edilebilir.

Yorum yapın