Banyorolar Kimdir?

Banyorolar Kimdir

Banyorolar, aynı zamanda nyorolar veya kîtaralar olarak da tanınır, Uganda’nın orta-batı bölgelerinde Victoria Nil’i
ile Albert Gölü arasında konumlanan bir Bantu etnik grubudur.

Banyoroların Tarihi ve Kültürel Özellikleri

Sömürge öncesi dönemde, feodal özellikler gösteren krallıklardan birine sahip olan Banyorolar, bölgedeki diğer
halklar gibi iki ana etnik topluluktan meydana gelir. Bunlardan biri, tarım ile meşgul olan ve nüfusça daha
kalabalık olan İralar; diğeri ise yarı göçebe bir yaşam sürdüren çoban Himalar topluluğudur. Her iki topluluk da
farklı yaşam biçimleri ve sosyal statülere sahip olmalarına rağmen, aynı dili konuşur ve ortak bir kültürü
paylaşırlar.

Bölgenin mitolojik tarihine göre, yüzyıllar önce efsanevi Süezi kralları tarafından Kitara adında bir krallık
kurulmuştur. Ancak, bu krallık zamanla kuzeyden gelen ve Nil kökenli bir halk olan Bitolar tarafından ele
geçirilmiştir. Bu Bitolar halkının, Luo dili konuşan bir topluluk olduğu düşünülmektedir. Süezi ruhlarının
kutsanması geleneği, günümüzde hâlâ cin çarpması inanışı içerisinde yaşatılmaktadır.

19. yüzyılın
ortalarında Banyoro kralları, komşu krallıkları tamamen ya da kısmen hakimiyetleri altına aldılar. Kral
Kabarega, Baganda, Mısırlı ve İngilizlerin artan baskısına uzun süre dayandı. Ancak 1890’larda İngilizler,
Banyoro Krallığı’nı Uganda Protektorası altına aldılar. Bito krallığı, 1966 yılına kadar devam etti; ancak bu
tarihte Uganda hükümeti tarafından sonlandırıldı.

Banyorolar, sulak ve bereketli bir platoda dağınık köylerde yaşarlar. Nüfus yoğunlukları, komşu topluluklara kıyasla
nispeten düşüktür. Bunun bir sebebi, kuzeydeki Kabarega (daha önce Murchison olarak bilinir) Çavlanları Ulusal
Parkı’nda yüksek sayıda tsetse sineğinin bulunmasıdır. Bu sinekler, bölgede uyku hastalığının yayılmasına neden
olmaktadır. Banyoroların sosyal yapısında soy, babadan gelir ve klanlar toplumsal kimliği şekillendirir. Farklı
klanların birleştiği bu topluluklarda, aile bireyleri genellikle hem baba hem de ana tarafından gelen
akrabalarına yakın bölgelerde yaşarlar.

Banyoroların büyük bir kısmı küçük ölçekli tarımsal faaliyetlerle geçimini sağlar. Ana tarım ürünleri arasında mısır,
sorgum, muz, tatlı patates, kabak, manyok ve yer fıstığı bulunmaktadır. Ovalık bölgelerde ticari olarak pamuk ve
tütün de yetiştirilir. Toprak mülkiyeti, sömürgecilik döneminin sonlarına doğru önemli bir yerel mesele haline
gelmiştir. Mobutu Sese Seko Gölü’nde balıkçılık yapılır. Sömürgecilik döneminde İngilizlerin avcılığı
kısıtlamasından önce Banyorolar, özellikle filler olmak üzere av hayvanlarını yakalamada oldukça
becerikliydiler. Bu amaçla çukur, ağ ve tuzak gibi karmaşık avlanma yöntemlerini kullanırlardı.

1970’lerde yaşanan siyasi karışıklıklar sonucu av hayvanlarının büyük bir kısmı nesli tükenme tehlikesiyle karşı
karşıya kalmıştır. Tarihsel olarak, Banyoro demircilikte ustalaşmış, bölgedeki demir madenlerinden elde
ettikleri demiri, çeşitli araç gereç ve silah yapmak için kullanmışlardır. Değişim ekonomisinde deniz salyangozu
kabuğu gibi değerli materyalleri ve diğer takas edilebilir maddeleri kullanarak ileri bir ticaret sistemleri
bulunmaktaydı. Ancak bu beceri ve örgütlenme şekilleri, modern dönemde büyük ölçüde azalmıştır.

Yorum yapın